BİZ KİMİZ?
Sitemiz ;
ALLAH-kitap merkezli, hak-hukuk merkezli, değer-ilke merkezli, gerçek-doğru merkezli bir anlayışı temel referans olarak görmektedir ..
Bu sitenin amacı, geleneksel dini anlayışların topyekün sorgusuz sualsiz kabulüne karşı, Rasyonel düşünceye önem veren KUR’AN eksenli bakış açılarını öne çıkarmaktır, Zira ALLAH’a ait olan din ; hurafelerden ve batıl inançlardan uzak, özgün yapısı korunmuş ve öz niteliği bozulmamış dindir, bundan dolayıdır ki, İSLAM, vahiy dinidir ; rivayet veya tevatür dini değildir ..
Vahiy dini ; İLAHİ KİTAPLARDAKİ DİN’DİR o, ataları kutsayan ve kaynağı alışkanlıklara dayanan atalar dini değildir. KUR’AN’da ki din KENDİSİYLE ÇELİŞMEDİĞİ MÜDDETCE YAŞAYAN GELENEĞİ YADSIMAZ ..
Dinin yegane kaynağı gerçekte, yalnızca ALLAH resullerinin getirdiği ilahi kitaplardır ..
Bu konuda tereddüt yaşayanlar, olasıdır ki kendi çevrelerinin referans aldığı kişilerin ilahi kitaplara uygun görüşlerini ciddiye alabilirler ve bu onların bir nebze de olsa sağlıklı düşünmelerine katkıda bulunabilir ..
HUD SURESİ 17. AYET ..
Rabbinden apaçık bir delil KUR’AN üzerinde bulunan, onu yine ondan bir şahit izleyen ve ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa’nın kitabı (kendisini doğrulamakta) bulunan kimse, (artık onlar) gibi midir? İşte onlar, buna (KUR’AN’a) inanırlar. Gruplardan biri onu inkâr ederse, ateş ona vaat edilen yerdir. Öyleyse, bundan kuşkuda olma, çünkü o, Rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar ..
AHKAF SURESİ 10. AYET ..
De ki ; Eğer bu gerçekten ALLAH’tan (gelen bir vahiy) ise ve buna rağmen onun gerçekliğini inkar ediyorsanız (halinizin ne olacağını) hiç düşündünüz mü? Hatta İsrail oğullarından bir şahit, bunun bir benzerine şahitlik edip iman etmişse ve siz de büyüklük taslamışsanız (bunun sonucu ne olacak)? Şüphesiz ALLAH, zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez ..
Polemik konularında daha sağlıklı sonuçlara ulaşabilmek için, mutlaka KUR’AN’dan net kanıtlara dayanılmalıdır ..
ÇÜNKÜ ;
DİNLE İLGİLİ İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM ADRESİ, GERÇEKTE ALLAH’IN KİTABIDIR ..
NAHL SURESİ 64. AYET ..
Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik ..
ŞURA SURESİ 10. AYET ..
Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü ALLAH’a aittir. İşte bu, Rabbim ALLAH’tır. Yalnız O’na tevekkül ettim ve ancak O’na yöneliyorum..
BAKARA SURESİ 213. AYET ..
İnsanlar tek bir ümmetti. ALLAH, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine ALLAH iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. ALLAH, dilediğini doğru yola iletir..
AL-İ İMRAN SURESİ 105. AYET ..
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır..
AHKAF SURESİ 17. AYET ..
Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir ..
BAKARA SURESİ 176. AYET ..
…Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler derin bir ayrılık içindedirler..
Doğruya ulaşabilmek için yapılan araştırmalar, yaşama geçtiği sürece kendini gösterir.
ALLAH’ın birliği en ufak şekilde taviz verilemeyecek bir ilkedir.
Farkına vararak veya varmadan yaşantımızda ilahlaştırdığımız kavramları yıkmadan gönlümüzü İSLAM’a açamayız.
İlahlaştırılan kavramlar reddedilmeden (LA İLAHE denmeden) ,tek ilah olan ALLAH’a inanmak (İLLALLAH demek) yetmemektedir ..
Biz hiç bir tarikat dergah cemiyet kişi kurum kuruluş’un hiç bir oluşumun uzuntısı değiliz, Biz kendilerine MÜSLÜMAN sıfatından başka sıfat yüklemeyen, bundan başka etiket taşımaktan haya duyan, kendilerini belli edip riyaya (gösteriş) düşmekten çekinen insanlarız ..
GAYEMİZ ;
Rabbimizin huzuruna, başka yardımcı olmadan tek başımıza çıkacağımızdan İMANIMIZI kurtarabilmektir. Bunu yapmaya çalışırken de, birikimlerimizi ve karşılaştıklarımızı inanma gayesinde olan kardeşlerimizle paylaşmaktır. Ki her mümin tebliğini yapmak zorundadır, şahidliğini tastik ettirmelidir.
Bunca uğraşın olduğu ölümlü dünyada, ALLAH YOLUNUN YOLCULARI OLMAK İSTEMEK, GAYELERİN EN GÜZELİ DEĞİLMİDİR ? ..
